reklamcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
reklamcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Kasım 2015 Pazar

Eli Acıman'ın Reklamcılığa Başlangıcı



Türkiye Reklamcılık sektörünün doğuşunda ve gelişiminde en önemli yere sahip olan Eli Acıman'ın mesleğe başlangıç hikayesinin küçük bir bölümünü buradan paylaşmak istedim. Nil Baransel'in yazdığı kitap reklamcılığa ilgi duyan herkesin okuması gereken bir kitap sanırım. İşte Eli Acıman ve ona ilk işini veren Vitali Hakko'nun reklamcılık sektörünün temellerini atan hikayesi:

İstanbul Sultanhamam’da, Mısır Çarşısı kapısının tam karşısında Şenşapka mağazası…
Mağaza, Vitali ve Albert Hakko kardeşlerindir. Komşu Şenteks kumaş mağazasının sahibi ise Moiz Acıman.
Vitali Hakko ile Moiz Acıman, öğle yemeğinden sonra biraz gün ışığı alabilmek için kapılarının önüne çıkmış, ayaküstü sohbet ederler:
-          Bre Moiz deli olacağım, şapkalar pek satılmıyor. Biraz reklam yapabilseydik öyle fark ederdi ki… Ama reklamdan anlayan yok!
-          Kim demiş yok?
-          Kim var?
-          Kardeşim Eli.
-          Anlar mı Eli reklamdan?
-          Tabii anlar!
-          Eh o zaman gelsin bana görüşelim.
Moiz Acıman telefona sarılır:
-          Eli sana iş buldum!
-          Ne işi?
-          Reklam
-          Ne, reklam mı? Abi ben reklamdan ne anlarım?
-          Ne demek ne anlarsın Sen gazetecilik okumadın mı?
-          Okudum.
-          Peki, reklamlar gazetelerde basılmaz mı?
-          Basılır.
-          O zaman sen reklamdan anlarsın. Komşum Vitali reklamcı arıyor, yarın 11’de gel, seni tanıştıracağım.
Ertesi gün, Vitali Hakko ile Eli Acıman arasında kısa bir görüşme olur:
-          Biz kadın şapkası imal edip satıyoruz. Satışlar düşük. Bizim reklamlarımızı hazırlayabilir misin?
-          Hazırlarım tabii.
-          Uzun sürer mi?

-          Bir haftaya kadar hazır olur!

4 Nisan 2015 Cumartesi

Ogilvy'den öğütler

Bu aralar David Ogilvy'nin yazdığı "Bir Reklamcının İtirafları" isimli kitabı okuyorum. Benim okuduğum büyük usta Haluk Mesci'nin müthiş çevirisiyle 2008 yılında Reklamcılık Vakfı Yayınlarından çıkan kitap. Kitabı bulabilirseniz alıp okumanızı tavsiye ediyorum. Kitabın sonunda "Ogilvy-izm İlkelerinden Bir Seçme" bölümünden bazı ilkeleri burada paylaşmak istedim.

- Büyük fikirler genellikle basit fikirlerdir.
- Gerçeği söyleyin ama hayran bırakmasını sağlayarak...
- Değişim bizim can suyumuz.
- Felaket duygusu yayan gamlı baykuşlardan kurtulmaya bakın.
- Dahilere hoşgörüyle bakın.
- Hatalarınızı kabullenmeniz önemlidir. Ve bunu, onlardan sorumlu tutulmadan önce yapmalısınız.
- En iyi kurumlarda sözler hep tutulur. Ne kadar fazla mesai ve acıya mal olursa olsun.
- Bilginin disiplinini cehaletin anarşisine tercih ederiz.

24 Mart 2015 Salı

Nostalji köşesi "Yapı Kredi Müdür Bey"




                                          

Banka reklamları bir dönem gerçekten çok yaratıcıydı. Reklam aralarında başka kanallara geçmiyor, reklam serilerinin yeni çıkan bölümlerini dizilerin yeni bölümlerini bekler gibi bekliyorduk. Yapı Kredi'nin "Müdür Bey" reklamları da o reklam serilerinden biriydi bence, bu reklam serisiyle çok tanınan tiyatrocu Önder Açıkalın'ın reklamlarda kullandığı "Teessüf ederim" kalıbı o zamanlar epey popüler olmuştu. Önder Açıkalın daha sonra "Ana kuzusu" adlı dizide ve başka dizilerde de rol almış 2000 yılında ise yakalandığı kanser hastalığı sonucu vefat etmişti. Bu reklam serisiyle kendisini de anmış olalım.

18 Kasım 2013 Pazartesi

Reklamcılığın tarihsel gelişimi -1- ve "Soap opera"

O'Guinn reklamcılığın tarihsel gelişim sürecinde dört temel gelişmenin olduğunu belirtmektedir:
Kapitalizmin yükselişi,
Sanayi devrimi,
Üreticilerin dağıtım kanallarında artan gücü,
Modern kitle iletişiminin/teknolojinin artan imkanla,
     Endüstri devrimi ile birlikte mekanik gücün devreye girmesi üretimde artışı hızlandırmıştır. Üretimde yaşanan bu artış, yakın çevrede doyurulan talepten ötürü işletmelerin yeni pazar arayışlarını zorunlu kılmıştır. Üretici ve tüketici arasındaki mesafe artışı tüm pazarlama faaliyetleriyle reklamın ve reklamcılığın gelişmesini de beraberinde getirmiştir.
 Mattelart dünyanın iki büyük reklam verenini şöyle aktarmaktadır:
   "Uluslararası pazarlarda 19. yüzyılın sonunda ilk iki sırayı elinde tutan reklam verenler o günden beri yerlerini kimseye kaptırmadı. Bu iki şirket Amerikan kuruluşu Procter & Gamble ve İngiliz-Hollanda ortak yatırımı Lever Bros'un mirasçıları Unilever dir".
    İlk büyük reklam veren olan P&G aynı zamanda "soap opera"ların da doğuşunu sağlamış ve isim babalığını yapmıştır. Reklamlarını,yaptığı ve medyaya ücretsiz dağıttığı dizilerin arasına yerleştirerek, o dönem için yeni bir uygulama başlatmıştır.
 Reklam verenin endüstri devriminin imkanları ile denizaşırı ülkelere gidişi kimi zaman doğrudan üretimlerini orada yapmaya başlamaları, kimi zaman da dağıtım/temsilcilikler vermeleri 1900'lü yılların başına rastlamaktadır. General Motors'un Amerika Birleşik Devletleri dışındaki ilk fabrikasını 1899 yılında Londra'da kurması, GM'in reklam ajansı olan J. Walter Thompsonın da(JWT) ülke dışında bir şube açmasını sağlamış ve bu olay reklamcılıkta bir ilk olmuştur.JWT reklam ajansının Londra'da açtığı şubeyi, başka şubeler ve diğer ajanslar izlemiştir.