12 Ekim 2013 Cumartesi

Nostalji Köşesi -4- " Çok oluyoruz- Mavi "


Mavi'nin büyümesinin hızlandığı ve dünyaya yayılmaya başladığı yıllarda çekilen bu reklam çok dikkat çekmişti. Bu reklam çoğu Ali Taran işinde olduğu gibi iddialı laflar ediyor. Ali Taran halkın nabzını iyi yakalıyor ve vurucu sloganı da buluyor. Bunun yanı sıra rakip olarak yabancı bir markayı seçerek insanların Mavi'yi daha da sahiplenmesini sağlıyor.
Reklamda dünyaca ünlü marka ile Mavi'nin kumaşları aynı yerden aldıklarından, iki markanın da Türkiye'de üretildiğinden hatta Mavi'nin dikişlerinin daha iyi bile olduğundan ama fiyatının o dünyaca ünlü markaya göre daha ucuz olduğundan bahsediliyor. Anlatılmak istenenler güzel bir mizansenle anlatılıyor. "Aynı malı deme George" kalıbı o zamanlar baya popüler olmuştu sanırım.
 Benim sevdiğim bir reklam ve o tarihlerde Mavi'nin konumlandırması yapılırken oldukça etkili olmuştu. Günümüzde Mavi Jeans dünyaca tanına bir marka ve reklamlarında artık Adriana Lima, Barbara Palvin vs. gibi dünyaca ünlü mankenler ve Kıvanç Tatlıtuğ gibi gerek ülkemizde gerekse Ortadoğu'da çok sevilen bir oyuncu oynuyor lakin ben bu reklamı tercih ederim ve şu anda kalite olarak dünyaca ünlü diğer markaya göre nerede bilemiyorum ama fiyatların birbirine çok yaklaştığını rahatlıkla söyleyebilirim.

10 Ekim 2013 Perşembe

Jill Çorapları Vakası




Çok büyük bir bütçe ve büyük bir prodüksiyonla çekilmiş reklam tarihimizin en önemli reklamlarından biri Jill çorap reklamları, ama bir önceki yazıda bahsettiğim “4P” mevzusu biraz göz ardı edilmişti.
Böylesine etkili bir reklamla piyasaya giren Jill çorapları bir anda inanılmaz satılıyor ve talep karşılanamıyor, çoğu yerde çorap bulunamıyordu. Sorun 1: Dağıtım.
Yeni bir üretim teknolojisiyle üretilip çok ince ama kaçmayan bir çorap olduğu iddia edilen Jill çorapları beklentiyi karşılayamıyor. Ürünü bir kere alan bir daha almıyordu.  Sorun 2: Ürün
Fiyatlama da bir sorun yoktu ve tutundurma faaliyetleri de müthişti. O devrin en büyük ajanslarından biri olan Ada ajansın bu reklamı hazırladığını sanıyorum. “Reklamın Sokak Çocuğu” adlı reklamcılığın en önemli isimlerinden Ersin Salman’ı anlatan kitaptan(ki tavsiye ederim) hatırladığım kadarıyla ürünün üretimi yetişmediği için ajans reklamı ürünü hiç görmeden hazırlamıştı.  Seslendirmesini Halit Kıvanç’ın yaptığı ve çok iddialı sloganlarla piyasaya giriş yapan Jill markası, belki de bu büyük reklam kampanyasının altında daha da ezilmişti.


Dediğim gibi pazarlama karması unsurları arasında bir denge yakalanamazsa başarılar uzun vadeli olamaz. Jill çorapları da ne yazık ki çok uzun ömürlü olamadı. Ama reklamı, reklam tarihimizde yerini aldı.

Nostalji köşesi -3- " e-kolay ve Kemal Sunal "



Rahmetli Kemal Sunal’ın oynadığı bu reklam filmi yayınlandığı dönemde çok ses getirmişti. Kreatif direktörü Serdar Erener, yönetmeni ise Sinan Çetin olan bu reklam filmi Kemal Sunal’ın oynadığı ilk ve son reklam filmi sanırım. Sinan Çetin, Kemal Sunal’ın oynadığı son film olan Propaganda’nın da yönetmeniydi. İnternete girmenin son derce zor ve pahalı olduğu bir dönemde “e-kolay” adı üzerinde bunu kolaylaştırdığını ileri sürüyordu. Reklamlar etkili olmuştu fakat ürünün kullanım safhasında yaşanan bazı aksilikler e-kolay’ın bu hızlı başlangıcı sürdürmesini zorlaştırmıştı.

Pazarlama ile ilgilenen herkesin bildiği “4P” burada önem kazanıyor. Yani ürünün, fiyatın, dağıtımın ve tutundurmanın belli bir standartta olması gerekiyor. Bu unsurlar arasındaki dengeyi yakalayamazsanız başarınız kısa vadeli olacaktır. Bu duruma örnek olarak daha sonraki bir yazımda “Jill” çoraplarından bahsedeceğim.  

Nostalji köşesi -2- " Yapı Kredi -This is a bank- "


Günümüzde bankacılık sektörünün kullandığı teknolojik enstrümanlar hepimizin malumu, fakat bu reklamın çekildiği yıllar da telefon bankacılığı bile yeni yeni kullanılmaya başlanıyordu.
"-What is this? - This is a X "  kalıbı ise İngilizce bilen bilmeyen herkesin bildiği bir kalıptır. Telefon bankacılığını anlatmak için bu kalıbı ve o dönemlerde çoğu şirketin çalışanlarını mecbur edip gönderdiği İngilizce kurslarını kullanmak ise bence çok akıllıca bir seçim olmuş. O dönem reklam oldukça popüler olmuştu. Öğretmen rolündeki usta oyuncu Suna Selen çok iyi, Recep rolündeki oyuncu ise gerçekten rolüne cuk oturmuş diyebilirim. Yapı Kredi'nin o zamanlar teknolojiyi ön plana çıkaran reklamlarından ilkiydi sanırım ve çok iyi bir başlangıç olmuştu.  

9 Ekim 2013 Çarşamba

Nostalji Köşesi -1- " Garanti Bankası- Sucu çocuk" "Water boy"


Biraz da Türkiye'ye dönüp ülke reklamcılığının önemli reklamlarını hatırlayalım. Garanti Bankası için çekilen bu reklam eminim reklamcılıkla ilgilenen herkesin aklındadır. Kreatif direktörü Serdar Erener, yönetmeni 2004 yılında kaybettiğimiz en önemli reklam yönetmenlerimizden Ali Tara olan 1995 yapımı bu reklam filminin müthiş müzikleri ise Eurovision sinyal müziği "Çoban yıldızı" ve "Mesaj" gibi harika enstrümental parçaları da bestelemiş olan büyük usta Melih Kibar'a aittir. Bu reklamın beni en çok etkileyen yanı müziği olmuştur. Ama fikriyle, müziğiyle ve çekimiyle harika bir uyumun yakalandığı ortadadır. Zamanının çok ötesinde olan bu reklam filmi reklamcılık tarihimizde önemli bir yere sahip olacaktır.

TV ad "Water boy" was prepared for Garanti Bank. Water boy is slowly expanding his business, he is always polite and provides a good service. He is innovative in his own way. I think music is the key factor that this ad won great success. Composer is Melih Kibar, you can listen his other works in Youtube. I think you will love it. Creative director Serdar Erener, Director Ali Tara, 1995.

19 Eylül 2013 Perşembe

"1984" Apple



George Orwell'in enfes kitabı hakkında bir yazıyı edebiyatla ilgili bir blogdan okumanız gerekebilir. Ben size Apple'ın biraz da bu kitaptan esinlenmiş olan efsanevi reklamından  bahsetmek istiyorum. 1984 sadece bir kaç kere yayınlanmış bir reklam olmasına karşın reklam tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Reklamı hazırlayan ajans Chiat/Day ve Kreatif Direktör ise Lee Clow. Reklamın yönetmeni ise efsanevi yönetmen Ridley Scott; Gladiator, Alien, Blade Runner gibi kült filmlerin ve çok sayıda unutulmaz reklam filminin yönetmenliğini yapmıştır. 1984 reklam filmini ise Blade Runner tarzında çekmiştir. Reklamda Macintosh'un çıkışı ile sektörde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı anlatılıyor. Apple inkar etse de reklamın o zaman piyasanın tek hakimi olan IBM'i hedeflediği düşünülmektedir.

Super Bowl ve reklam

Her yıl Şubat ayının ilk Pazar günü yayınlanan Super Bowl maçları reklamcılık sektörü için de önemli bir yer tutmaktadır. ABD vatandaşlarının gözünde ayrı bir yeri olan Super Bowl maçları en yüksek izlenme oranına sahip canlı yayınlardan birisidir. 100 milyondan fazla kişinin takip ettiği bu maçın devre arasında yayınlanan reklamlar ise reklamcıların sene boyunca üzerinde çalıştıkları çok yüksek maliyetli ve en sansasyonel reklamlar olmaktadır. Günümüzde insanlar TV seyrederken reklamları genellikle atlarlar fakat Super Bowl reklamları da maç kadar ilgi çeker duruma gelmiştir. Tabi ki bu kadar büyük bir kitleye ulaşmanın maliyeti de her geçen yıl artmaktadır. 30 saniyelik bir reklamın maliyeti 1967'de 42000 dolar seviyesindeyken günümüzde bu miktar 3 milyon dolar seviyesine yaklaşmıştır. Youtube'dan Super Bowl reklamlarını aratıp izlemenizi tavsiye ederim.