28 Kasım 2013 Perşembe

Ally&Gargano


                                


Günümüzde varlığını sürdürememiş ama reklamcılık dünyasına farklı tarzları ve başarılı reklamları ile oldukça katkı sağlamış bir ajanstan bahsedeceğim. Advertising Age 1982 yılının en iyi reklam ajansı seçtiğinde Ally&Gargano oldukça başarılı işler çıkarmış bir ajanstı. Müşterileri arasında Hertz, Volvo, Saab, Fiat, Fedex vs. gibi oldukça güçlü şirketler vardı. Hertz için Bernbach'ın Avis için yaptığı reklama kontra olarak yaptıkları reklam, Volvo'nun Amerika'da çok da sevilmeyen bir araba olduğu gerçeğini kabullenerek onun güçlü yanlarını ortaya çıkarma için yaptıkları "Drive it like you hate it", Fedex için yaptıkları "speed talker kampanyası" (ki bu kampanya çok konuşan bir reklam olmuştur). Fiat için yaptıkları ve Fiat'ın dolayısıyla Ferrari'nin patronunun bir Fiat kullandığı görseli kullanarak yaptıkları "Mr. Ferrari drives a Fiat" gibi reklamlar ile reklamlarında hep bir hınzır taraf olmuştur.
Carl Ally 1962 yılında çalıştığı ajanstan ayrılıp kendi ajansını kurmuştu. Daha sonra 1976 yılında Amil Gargano ismini Carl Ally'nin yanına yazdırmayı başarmıştı. 1983 yılından sonra ise şirket için işler pek iyi gitmedi, kaybedilen önemli müşteriler ve yaşanan kriz sonrası Ally&Gargano eski başarısını bir türlü yakalayamadı ve bir kaç kez el değiştirdikten sonra 1991 senesinde kapandı.
Amil Gargano'nun yaşadıklarını ve yaptıkları reklamları anlattığı çok güzel bir kitap var lakin çoğu kitap gibi bu kitabı da ülkemiz sınırları içerisinde bulamıyoruz.
Sözün özü bence bu ajansın reklamlarına bir göz atmanız faydalı olacaktır. Görüşürüz.  

18 Kasım 2013 Pazartesi

Wieden+Kennedy

Wieden+Kennedy wordmark.svg


Dan Wieden ve David Kennedy tarafından 1982 yılında kurulan ajans Portland merkezlidir ve dünyanın en büyük bağımsız reklam ajanslarından birisidir. Nike, Coca-Cola ve Honda gibi çok büyük müşterilere sahip olan ajans son derece başarılı işlere imza atmaktadır. Nike'ın "Just do it" sloganı Wieden+Kennedy tarafından bulunmuştur. Yine Ronaldinho ile "Joga bonito" kampanyası kapsamında çekilen (Ronaldinho'nun topu direkten sektirdiği) ve Youtube'da yayınlandıktan sonra çok yüksek izlenme sayısına ulaşan reklam çok başarılı olmuştur. Honda'nın son yıllarda çok beğenilen "The Cog" reklamı (araba parçalarının bir araya geldiği) başarılı işlerindendir. Chrysler için hazırlanan ve 2011 yılında Superbowl devre arasında yayınlanan eminem'in oynadığı "Imported from Detroit" reklamı da son yılların ses getiren reklamlarından olmuştur. "Old Spice" için hazırladıkları TV reklamları da Amerika'da çok büyük popülarite kazanmıştır. Turkcell'de 2009 yılında 3G lansmanı için Wieden+Kennedy ile anlaşmış ve bir süre birlikte çalışmışlardır.

Reklamcılığın tarihsel gelişimi -1- ve "Soap opera"

O'Guinn reklamcılığın tarihsel gelişim sürecinde dört temel gelişmenin olduğunu belirtmektedir:
Kapitalizmin yükselişi,
Sanayi devrimi,
Üreticilerin dağıtım kanallarında artan gücü,
Modern kitle iletişiminin/teknolojinin artan imkanla,
     Endüstri devrimi ile birlikte mekanik gücün devreye girmesi üretimde artışı hızlandırmıştır. Üretimde yaşanan bu artış, yakın çevrede doyurulan talepten ötürü işletmelerin yeni pazar arayışlarını zorunlu kılmıştır. Üretici ve tüketici arasındaki mesafe artışı tüm pazarlama faaliyetleriyle reklamın ve reklamcılığın gelişmesini de beraberinde getirmiştir.
 Mattelart dünyanın iki büyük reklam verenini şöyle aktarmaktadır:
   "Uluslararası pazarlarda 19. yüzyılın sonunda ilk iki sırayı elinde tutan reklam verenler o günden beri yerlerini kimseye kaptırmadı. Bu iki şirket Amerikan kuruluşu Procter & Gamble ve İngiliz-Hollanda ortak yatırımı Lever Bros'un mirasçıları Unilever dir".
    İlk büyük reklam veren olan P&G aynı zamanda "soap opera"ların da doğuşunu sağlamış ve isim babalığını yapmıştır. Reklamlarını,yaptığı ve medyaya ücretsiz dağıttığı dizilerin arasına yerleştirerek, o dönem için yeni bir uygulama başlatmıştır.
 Reklam verenin endüstri devriminin imkanları ile denizaşırı ülkelere gidişi kimi zaman doğrudan üretimlerini orada yapmaya başlamaları, kimi zaman da dağıtım/temsilcilikler vermeleri 1900'lü yılların başına rastlamaktadır. General Motors'un Amerika Birleşik Devletleri dışındaki ilk fabrikasını 1899 yılında Londra'da kurması, GM'in reklam ajansı olan J. Walter Thompsonın da(JWT) ülke dışında bir şube açmasını sağlamış ve bu olay reklamcılıkta bir ilk olmuştur.JWT reklam ajansının Londra'da açtığı şubeyi, başka şubeler ve diğer ajanslar izlemiştir.

Noel Baba ve Coca-Cola



Bildiğimiz kırmızı kıyafetli beyaz sakallı Noel Baba figürü, Haddon Sundblom'un 1930'lu yıllarda Coca-Cola reklamları için yaptığı çizimler sonucunda büyük bir popülariteye kavuşmuştur. Şehir efsaneleri( ki buna ben de inanmıştım) Noel Baba'nın kırmızı ve beyaz kıyafetinin sebebinin Coca-Cola markasında bulunan renkler olduğunu söylüyordu. Fakat benzer bir noel baba kıyafeti yine bir içecek markası tarfından 1915 yılında kullanılmış ve bu renklerin bundan daha da eskilere dayandığı ve Coca-Cola tarafından oluşturulmadığı anlaşılmıştır. Yine de Coca-Cola'nın bu reklamından sonra Noel Baba'nın gerçek popülaritesine kavuştuğunu söyleyebiliriz.

13 Ekim 2013 Pazar

Nostalji Köşesi -5- " Cola Turka- New York'ta bir morning "



Cola Turka Ülker için gerçekten çok önemli bir hamleydi. Dünya'nın en büyük markalarından ikisi olan Coca Cola ve Pepsi'nin hakim olduğu kolalı içecek pazarından pay alabilmek gerçekten çok zor bir işti. Cola Turka'nın bu pazara girmeden önce gerçekten çok etkili bir reklam kampanyası yapması şarttı. Çok büyük bir bütçe ayrılan bu reklam kampanyası Serdar Erener'e bırakılmıştı. Yönetmenliğini Sinan Çetin'in müziklerini yanlış bilmiyorsam Nil Karaibrahimgil'in (şarkıyı seslendiren Kubat) yaptığı reklam filmi Amerika'da çekildi ve baş rolde dünyaca ünlü komedi oyuncusu Chevy Chase oynamıştı. Bir Türk markasının reklamında oynayan ilk ve en ünlü yabancı oyuncuydu. Reklamda Cola Turka içen Amerikalıların Türkleşmeye başladığı anlatılıyordu. Reklamın başarılı olduğu ve Cola Turka'nın ilk başlarda epey satıldığını söylemek yanlış olmaz. Fakat başlangıç için etkili olan bu reklamların Cola Turka'nın uzun vadeli stratejisi ve doğru konumlandırması için en iyi tercih olup olmadığı konusunda emin değilim. Daha önce Mavi'nin "Çok oluyoruz" reklamında olduğu gibi bu reklamda da milliyetçi motifler kullanılıyor. Bu reklamdan sonra "Bendensin" kalıbı oldukça popüler olmuş ve Chevy Chase kadar belki de ondan daha fazla David Brown sevilmişti. Daha sonraki bir reklam filminde David Brown'ın tek başına oynadığını hatırlıyorum.

12 Ekim 2013 Cumartesi

The Economist reklamları



 Meşhur "The Economist" reklamlarından bahsetmek istedim. David Abbott iş basın ilanlarına geldiğinde tam bir dahi ve belki de sektörün en iyisi,  yukarıdaki reklamı da çok ince bir hamleyle reklamcılık tarihinin en iyi reklamları arsına sokmuş. "I never read The Economist" yani "The Economist'i hiç okumam." Burada her şey çok sıradan hatta reklamı yapılan The Economist dergisi için negatif bir söylem, fakat altındaki küçük puntolarla bu cümlenin kime ait olduğunu belirten yazı işin rengini bir anda değiştiriyor. "Management trainee, Aged 42" yani "Yönetici adayı, Yaş 42", bir yönetici adayının okulu bittikten sonra bu pozisyona başladığı düşünülürse 42 yaşın MT olmak için çok geç bir yaş olacağı ortadadır. Yani bu lafı söyleyen kariyerinde başarısız olmuş ve geç kalmış birisidir. Dergiyi okuyanların başarılı profesyoneller olduğu vurgulanıyor. The Economist reklamlarını incelemenizi tavsiye ederim.

Chivas Regal Babalar Günü reklamı






Daha önceki bir yazımda David Abbott'tan bahsederken Chivas Regal için hazırladığı reklamdan da bahsetmiştim. Yazmaya tekrar başlayınca bu güzel reklamı bir de ana dilimizde yazmak istedim. Bu reklamın reklamcılık tarihindeki en güzel, en uzun yazılmış ve en duygusal basın reklamlarından birini olduğunu söylemek isterim. Belki siz de babanıza hediye alırken yanına biraz buradan yardım alıp biraz da kendi duygularınızı katarak yazdığınız bir not ekleyip hediyenizi daha güzel bir hale getirebilirsiniz.

BABAMA,
Seni hayatım boyunca tanıdığım için
Bir zamanlar kırmızı bir bisiklet beni sokağın en mutlu çocuğu yaptığı için
Çimlerde kriket oynamama izin verdiğin için
Mutfakta belinde bir havlu sarılıyken dans ettiğin için
Çek defterin benim için her zaman yoğun olduğu için
Evimiz her zaman kitap ve kahkaha dolu olduğu için
Küçük bir çocuğun rugby oynamasını seyretmek için sayısız Cumartesi sabahından vazgeçtiğin için
Benden hiçbir zaman çok şey beklemediğin ama çok azla kaçmama da izin vermediğin için
Ben yatağımda uyurken masanda oturup çalıştığın sayısız gece için
Arılar ve kuşlar hakkında konuşarak beni hiçbir zaman utandırmadığın için
Cüzdanında bursumla ilgili solmuş bir gazete parçası taşıdığını bildiğim için
Ayakkabımın topuklarını da en az burnu kadar parlatmamı sağladığın için
Doğum günlerimi 38 seferin 38'inde de hatırladığın için
Görüştüğümüzde hala bana sarıldığın için
Anneme hala çiçek aldığın için
Saçındaki akların normalden fazla olması ve buna neden olanların kimler olduğunu bildiğim için
Harika bir büyükbaba olduğun için
Karıma ailenin bir parçası olduğunu hissettirdiğin için
Sana en son yemek ısmarladığımda Mc Donalds'a gitmek istediğin için
Sana ihtiyacım olduğu her zaman yanımda olduğun için
Bana kendi hatalarımı yapma fırsatı verdiğin ve bir kez bile " Sana söylemiştim." demediğin için
Hala sadece okurken gözlüğe ihtiyacın varmış gibi davrandığın için
Sana gerektiği kadar sık teşekkür ederim demediğim için
Çünkü bugün Babalar günü!

Çünkü, eğer sen bir Chivas Regal'i hak etmiyorsan başka kim edebilir ki!